4 Haziran 2011 Cumartesi

Anlamak ya da anlamamak... İşte bütün mesele bu!

Kadınları elinde tutmanın yolları; 


-Sürekli iltifat et, kendini güzel hissettir. 
  Abicim eğer bir kadını elinde tutmak ya da tavlamak istiyosan ilk önce bunu uygulucaksın. Hayatımda hiç aldığı bir iltifat karşısında kayıtsız kalan bir kadın görmedim, görceğimi de sanmam. Yanı kesın ışe yarıyo bu. Hiç durmadan iltifat edin.
-Kesinlikle başka bir kadını ona övme. 
 Hah işte bu madde çok önemli. Sen bir kadına bir kaını övdüğün anda o kadın için bitmişsindir. Bu övdüğün kişi kankan bile olsa yok bi fayda etmez. ! konulacak bir altın kural.
-Hediye yağmuruna tut. 
 Hediye derken oyuncak ayıyı kastetmiyorum tabiki. Hatta oyuncak ayı alcağın en son hediye olsun. Ne yani bak sana ayı aldım ayı gibi seviyorum seni demek mi yoksa ben ayıyım sana ikizini aldım falan mı demek. Neyse dediğim gibi onun kendini özel hissetmesi için hediye al sürekli. Tabii dozunu da kaçırıp bunaltma. Tam ortasını bul.
-Anlayışlı ol. 
 Bir kadın erkekten, özellikle de sevgilisiyse sonsuz anlayış bekler. Ha ama anlayış derken herşeye tamam sevgilim, evet aşkım, nasıl istersen bebeğim filan da demeyin yani.  Anlayış beklediğimiz konularda anlayışlı olun ama sertliğinizi göstermeniz gereken konularda da pısırık erkekler gibi de davranmayın.
-Kibar ol. 
 Bi kadın için en önemli şeylerden birisi de kibarlıktır. Kibar olun canımızı yiyin yani. Bu da ! koyduğum kurallardan birisidir.

Erkekleri elinde tutmanın yolları; 


-Onunla seviş! 



Açıklama yapamama gerek yok sanıyorum ki. Bu söylediğime uymayan erkekler var fakat genelleme yapıyorum. Aslında kadınları elinde tutmanın yollarına 5 değil 55 tane yazsam yine yetmez. Sabah sabah uyanıp yazınca bu kadar oluyo. Ay boynum tutulmuş ya

27 Nisan 2011 Çarşamba

Al sana bu kapı, bu da sapı

Ben varya salaklığıma doymayayım e mi! Ya ne kadar geri zekalı bi kız olup çıktım. Bu Kiraz'da yavşaklığına doymasın. Salak ya. Bu şerefsiz köpeğe ben mesaj attım aptal gibi. Naber falan konuştuk. Sonra sordu noldu niye mesaj attın bişi mi oldu diye. Bende yoo öylesine attım illa bişey mi olması lazım istemiyosan atmam dedim. Bu da mümkünse atma, ben olanları hala unutamadım dedi. Ulan dangalak sen kimsin de bana mesaj atma diyosun 1, ben senin için her şeyi unutabilmişken sen nasıl basit ve saçma şeyleri unutamıyosun 2? Ee bu böyle diyince ben yine sukunetimi korudum ve pardon bi daha atmam dedim. İyi olur demez mi? Ee benim şarteller attı bu böyle deyince. Tamam anladık sus dedim bende, tık yok Kiraz'dan. Bu konuşmamızın üstüne de bi daha öldürseler mesaj atmam. Beyfendi yaşananları, olanları unutamamış mı? Buyur bu kapı, bu da sapı. Yapcak bişey de yok. Salaklığına doymasın ne diyeyim. Ama yine de ona kızmamak gerek. Salaklık bende. Hangi akla hizmet gidip çocuğa mesaj atıyosun sen? Hem çocuk sana seni tamamen sildiğini söylediğinde isabet olur ne mutlu bana diyorsun, hem de gidip çocuğa mesaj atıyorsun. Hadi onu da geçtim en sonuncu darbemden sonra 1-0 öne geçmiştim. Şimdi göt olan ben oldum bunun üzerine. Bu da bana ders oldu bi daha mesaj atmam. Atmam yani çok zor bişi değil dimi?
 Bence kadınların bir erkeği uzun süre sevmelerinin belki de tek nedeni sahip olamamak. Bu ben dahil bütün kadınlarda vardır sanırım. Ne bileyim yani bir erkeğe sahip olamadığımızda elimizde olmadan bir hırs oluşuyor içimizde. Bu bende değil bütün kadınlarda var. Ya da bi erkekle beraberken onu ne kadar sevmesekte ayrıldıktan sonra başka biriyle olmalarına tahammül edemiyoruz. "Benimle mutlu olamadı, bi başkasıyla hiç olamaz." triplerine giriyoruz hemen. O yüzden size sesleniyorum Türk erkekleri, bizden ayrıldıktan sonra hiç mutlu olmayın, hep üzülün, depresyona girin, hiç kimseyle çıkmayın, yas tutun. Lüften rica ediyorum çünki biz çok kıskanıyoruz böyle durumlarda. Ama çok da abartmayız mesela. Dozunda kalır herşey. Bokunu çıkarmamak gerek bence. Neyse Kiraz allah belanı versin tamam mı? İnşallah hormonlarında bişi olur da bütün kızlar uzak durur senden. Hiç mutlu olma. Beni bu hallere düşürdün, sende o hallere düş tamam mı hayvan! Sen kimsin bana mesaj atma diyosun ha kimsin oğlum öküz. Tamam çok sakinim. Ulen salak demek ki sana karşı hala bişeyler hissediyoruz ki mesaj atıyoruz dimi? İnsan biraz kibar olur camış. Köylerdeki inlerden kaçan öküz. O değil de bi de ben dün hayatımda ilk kez kahve yaptım. Öyle çemkirmeyin "ohaa salağa bak ahahahah hayatında ilk kez kahve yapmış" diye. Gözlerinizi de büyütmeyin. Ben gerçekten çok beceriksizim çünkü. Hani mutfakta bi karşılaşsak, oturup ağlarsınız o derece. Neyse yaptım kahvemi. Allahım bu ne biçim bi tattır dicem de tat da yok ki! Suyunu çok, kahvesini ve şekerini az koymuşum. Bir de açmışım altını sonuna kadar. Oooh bekle babam bekle babayı içersin bu gidişle. Sonra bi çığlığı bastım ben kahve taşıyo diye. Allahtan annem koştu imdadıma da kahve taşmadan kurtardı beni. Acilen benim mutfakla ilgili bişler öğrenmem gerekiyo! Help mee!

23 Nisan 2011 Cumartesi

Ağlarsa anam ağlar, çünki kiraz

Şimdi ben bi 3 aydır filan yazamıyorum ya, hı işte o 3 ay boyunca öyle çok şey oldu ki.. Belki de az şeylerdir ama bana çok gibi geliyor. En son yazımda Kirazla tamamen bitirdiğimizi, hiç umut kalmadığını söylemiştim sanırım. Yok öyle birşey. Tabii ki tekrar barıştık.  
Bu avea herkese 2000 dakika konuşma süresi verdi. Ee bizde yaptık tabii hemen haliyle. Neyse ben böyle arıyorum herkesi filan. Kirazın çok yakın bir arkadaşı var. Bu çocuk benim de yakın arkadaşım tabi -kiraz sayesinde tanıştık-. Hı işte ben bunu filan aradım konferans modunda konuştuk baya bi. Sonra bir pazar akşamı bunlar beni aradı. Kirazın arkadaşı aradı daha doğrusu. Açtım telefonu konuşuyoruz biz. Kiraz bilerek hiç sesini çıkarmıyo piç kurusu. En sonunda arkadaşı Kiraza bişeyler söyledi ben ordan çaktım Kiraz'ında konuşmada olduğunu. Ama görseniz biz hiç konuşmuyoruz Kirazla. Hep arkadaşıyla muhattabım ben. En sonunda bununla konuşmaya başladık. Ben buna bi laflar sokuyorum böyle ama cevap veremiyo. Neyse saate bir baktım gece 2. Hala konuşuyoruz biz. Bunlar baya bi cıvıttı tabi am göt konuşuyolar. 2si birlikte bildiğiniz yatak muhabbeti yapıyolar. Ben dinlemiyorum tabi uykuyla uyanıklık arasındayım. Öyle en sonunda bu muhabbeti de bitirdiler falan sonra bu Kiraz benimle barışmak istediğini söyledi. Böyle bi 2 saat filan bi arkadaşı ikna etmeye çalışıyo bi Kiraz. Bende dayanamadım tabi seviyorum piçi tamam dedim. Son bi kez deneyelim. Ama bu da çok uzun sürmedi tabi. Yavşak ya yemin ediyorum yavşak. Of moralim bozuldu anlattım aklıma geldi falan. Şimdi ikimiz de yalnız kovboy olarak takılıyoruz. Ben bi salaklık yaptım tabi başka birisiyle çıktım. Çocuk beni deliler gibi seviyo fakat görseniz bana her aşkım diyişinde Kiraz aklıma geliyodu. Onunla da çok uzun sürmedi zaten 1 gün sürdü. Dayanamadım. N'apim çok seviyorum Kirazı ya allahım öyle böyle değil of. Bi çıkış yolu bulmam lazım çünkü çocukla en sonuncu konuşmamızda geri zekalı gibi o kadar umursamaz davrandım ki artık onu sevmediğimi düşünüyo sanırım. Ama ben hala deli gibi ona aşığım. Çok salağım ya. Beynime eşekler boşalmış resmen öyle davranıyorum. Neyse artık yapcak bişey yok herşey için çok geç. 
  Aslında Kirazı eskisi kadar sevmiyorum diyorum her yerde ama seviyorum be hala. Fakat soğudum sanırım birazcık. Ne bileyim ya çok yavşak bi çocuk gibi geliyo. Ama gönül bu ota da konuyo boka da. Tabii benimki hiç ota konmadı o da ayrı bi konu. Bu kadar Kiraz yeter. Biraz da şeyi anlatayım. 
  Dün arkadaşlarla fuara gittik. Kitap fuarına. pinkfreudun kitabını aldım falan. Yaklaşık 1 saat boyunca Canan Tan'ı bekledik. Yemin ediyorum ayaklarım ağrıdı. Neyse sonra çıktık lunaparka gidelim biraz eğlenelim dedik. Ben salak gibi gittim herkese bilet aldırdım ve kamikazeye bindik. Bindiğim yetmiyomuş gibi bi de 2 kere bindim üst üste. Artık yolda yürürken filan böyle bildiğiniz midem çalkalanıyodu yani çok ciddi. Bi gün boyunca kendime gelemedim ya. Bi daha da öldürseler binmem kamikazeye filan. Ciddiyim. Ay aklıma geldikçe midem altüst oluyor.  
   

 Şu anda bu yazıyı yazarken yanağımdaki sivilce gözüme çarptı. Lanet olası sivilce. 

22 Nisan 2011 Cuma

Kurbağaları öpmekten bıkmadık

ne yazık ki şu Lig Tv yayını yapan 3-5 ibne yüzünden tüm bloglar kapatılmıştı. o yüzden yaklaşık 3 aydır yazı yazamıyordum. şimdi uzantılı olarak girilebiliyor. rahatladık yani. şerefsiz köpekler bir iki kişininkini kapatmak yerine kökten çözmeyi seçtiler. neyse daha fazla saydırmayayım.
bu 3 ay içinde Kirazla tekrar barıştık. barıştık falan ama yine yapamadık. ve bana öğrettiği tek şey şu oldu; asla erkeklere güvenme ve de asla asla deme. şu anda annem içerden bağırıyor bu arada; " atcam camdan şu bilgisayarı kalk kız kalk tozunu al şuranın kaç saattir bekliyorum." daha fazla bağırıp İzmir'i ayağı kaldırmadan gidip tozu alıyım bari. özledim sizi biliyosunuz her zamanki gibi xoxo

10 Şubat 2011 Perşembe

Bim bam bom

Evet, 15 tatilin son 3gününe girmiş bulunuyoruz. Kirazla tamamen bitirdik. Bi daha geri dönüş umudumuz da yok ihtimalimiz de yok. Aman olmasında zaten. Hayatımda onun kadar; egoist, geri zekalı, beyinsiz, kız meraklısı, abazaa, görmemiş vs.. bi çocuk daha görmedim yeminle. Abi kendinden başka hiç kimseye değer vermeyen, öküzün teki! Yok arkadaşım çocuk vermiyor kimseye değer, yahu hadi manitalarını geçtim de bilmem kaç yıllık kardeşine bile zırnık kadar değer vermiyor lan çocuk. Egoistin tam tanımına uyuyor yani. Belki de bizim bu durumda olmamızın tek sebebi onun bencilliği. Ha eğer sizin de başınıza böyle bir durum gelirse, sevgilinizin yaptığı her boku affetmeyin, ciddi değmiyor. Sen ne kadar uğraşırsan uğraş o anlamıyor. Gereksiz ve salakça bişii aşık olmak yani. Allah bi daha yaşatmasın diyorum ve Kiraz defterini burda tamamen kapatıp, bi daha açmamak üzere, noktayı koyuyorum. 2. Döneme hemen hemen girmiş bulunuyoruz. Ve ben dünyadan tamamen bağımı koparıp ders çalışmayı planlıyorum. Ne kadar yapabilirim bilmiyorum ama ciddi bunu yapmam gerekiyor. Bana ordan sakın inek gözüyle bakmayın çünki benim başımdaki anne sizin başınıxda olsa eminim sizde esek gibi çalışırdınız. Abi kadın benim derslerimi benden daha çok önemsiyor. Şimdiye kadar toplasan toplasan bi 5,6 kere e-okula girmişimdir. Ama kadın maşallah 3 saatte bi e-okula girip bakıyor. Bu son yılım olduğu için bi de bende lise telaşı var açıkcası. Bornova'da bir liseye gitmek istemiyorum. Abi öksürsem biri görüp gidip ya anneme ya da babama yetiştiriyor o dece çevreleri var. Hadi Bornova'yı geçtim de geçenlerde Çamdibi'ne gittim, arkadaşıma. Ulen orda bile annemin bi arkadaşı görüp anneme yetiştirmiş. Bıktım yaa. Sırf bu yüzden liseyi alsancak-konak-ksk taraflarından seçmeyi planlıyorum. Aslında lisede Antalya'ya gitmek isterdim fakat biraz zor gibi. Ama hangi liseye gidersem gidiyim tek yapıcağım şey aşık olmamak olucak. Ya çıktığım birini ilk defa gerçekten sevmeye başladığımdan beri kilo aldım. Aslında bu kadar kavga etmesek almam belki ama her kavga edişimizde kendimi yemeye vuruyorum, ve hayvan gibi yiyiyorum ciddi. N'apiyim benim sinirimi de bu yatıştırıyor. Ya hayvan gibi yemek yerim ya da alışveriş yaparım. Yani başka yolu yok. Hı nerde kalmıştım; lisede kesinlikle birisine aşık olmiycam, olmiycam, olmiycam, olmiycam... 
Bu gün arkadaşımla bi film izledik. Daha doğrusu 2 tane izledik. Abi müthişti ya... İki filmin ikisinde de oynayan başroldeki kadınları kıskandım ciddi. Ya sevgilileri, eşleri onları o kadar seviyor, o kadar onlarla ilgililer, o kadar onlara değer veriyorlar ki kıskanmamak elde değil. Ya böyle erkekler sadece filmlerde oluyor ya da çok var ama bize denk gelmiyor, bilemiyorum gerçekten... Sırf bu yüzden bile o kadınlardan nefret edebilirim. Filmde de olsa adamların sevgisi gercekten çok hoşuma gitti, ve üzülmeme bi sebep oldu. Neyse ya problem yok allah hepsinin belasını versin egoist manyaklar! Çok öptüm XOXO!

31 Ocak 2011 Pazartesi

Neler oluyor hayatta

Şu dünyada ciddi sorunları olan insanlar var. Ya ne salaklar var. Yeminle özentilikten ölcekler. Bi yandan bu salaklarla uğrasıyorum bi yandan da kirazla. Abi şu dünyada bizim kadar dengesiz bi çift daha yoktur heralde. 5 dakka mıçmıçsak 1 saat kavga ediyoruz mesela. Sorun kimde anlıyamadım. Suçlu aramamak gerek heralde. Ne beraberken yapabiliyoruz ne de ayrılınca. Yok yani ortası. Sürekli kavga ediyoruz. Kavga etmemiz için de beraber olmamız gerekmiyo ayrıyken de kavga edebiliyoruz. Ciddi sorunlarımız var galiba ikimizinde.. Çünkü bu durumun başka açıklanabilir bi sebebi yok! Bi yandan da şu sanalda hava yapan geri zekalılar var. Eee beyin bædava yaae. Abi resmen götlerini yırtıyolar fotolarım beğenilsin, durumularım beğenilsin diye. Aha fotonu +100, durumunu da +20 kisi begenince sen popi oluyosun! Yarramın popisi halla halla ya. Bi de şöyle mal mal çevre edinmeye çalışan camışlar var. Onlarda ayrı bi salak. Faceye bi giriyorum bakıyorum ki yok şu tarihte şurda parti var billetler için 05********* numaralı telden ulaşın. Amg herkes organizatör oldu lan. Her önüne gelen billet satma çabasında. Hele şu kızlar... Yemin ediyom billet satmak için neredeyse vericekler. Daha dünkü boklar bu gün kalkmış yok böyle böyle bana ulaş, yok sen torpilli girersin kanka ben varım burda. Herkes kendi havasında yani. Ne anlayamadım partilere billet satmak organizatörlük oldu, hadi onu da geçtim de bu billetleri satınca popi filan oluyolar galiba. Tamam bende arkadasımın bilet satmasına yardımcı oluyorum. Ama kendimi organizatör olarak tanıtmıyorum mesela? Bilet alcakları o kişiye yönlendiriyorum. Ama organizatör değilim ehe. O yüzden tamam biz eziğiz çok öptüm XOXO ! 

27 Ocak 2011 Perşembe

Ööretmenim canım benim (!)

Oooh güzel, güneşli bir gün. Okula da gitmemişiim. Büyük ihtimalla öğrencilerin %98'i son gün okula gitmez yani. Al sana öğrenci geleneği, göreneği. Bizde böyle cinıms. Böyle açmışım pcyi elimde çikilata tivit,blog,feys,fs 4'lüsünde takılıyorum rahatım filan ama yarın karne alcak olmamız cidden çok kötü. Ama bence bu bi tek bizim için kötü değil. Hocalar içinde kötü. Çünkü adım gibi eminim ki gelmişine geçmişine küfür ediceğimiz çok hoca olcak. Yahu notuyüksek verince senin maaşından kesmiyolar dimi? Sen niye cimrilik yapıyosun ki mal. Varya bütün hocalara kafa atasım var ciddi. Ya kadın 1,2 puanı kıskanıyo bizden ya. E sonra geliyoruz eve olan bize oluyo. Bu sözlerim bi tek okul hocaları için değil dershane hocaları içinde geçerli. Yahu ödev yapmıyoruz ailemize mesaj atıyolar. Gelecek bizim, ödevler bizim, seçim bizim.. Biz zaten çözmemiz gereken testleri vb. çözüyoruz. Sen niye kasıyosun ki bizi camış? Bi de öyle bi yüklüyolar ki ödevleri anlatamam yaa. Bi seferde 50-60 sayfa ödev veriyo dangalaklar. Yok yani bizde insanız hani bunu hatırlatmak gerek. Bi de ödev yapınca mesaj gitmiyo, yapmayında hooop anında mesaj gidiyo. Yaa yok yere babişimle kötü oluyorum bu mallar yüzünden. Bıktım yeminle bıktım en sonunda bi hocaya ne lan senin derdin diyip kafa atcam o olcak. Neyse allaaa havale ediyoruz tüm hocaları. Hepisinin kökü kurusun öptüm XOXO